9 Şubat 2011 Çarşamba

Düşümde Mustafa Kemal

Okumayı-yazmayı yeni öğrendiğim yıllar yıldızlı pekiyilerimi sevinçle herkese gösterdiğim günler…ve sınıfta kara tahtamızın üstünden beni izleyen bir çift mavi göz,sürekli beni takip ediyor bana gülümsüyor.Bizler daha minicikken,okulun her köşesinde gördüğüm ve adından herkesin sevgi,saygı,gurur,minnet duygularıyla bahsi geçen bu adam,rüyama girmişti.O hiç unutmadığım gerçek ve düş arasında kaldığım rüya…
O dönemin fotoğraflarında hep siyah beyaz gördüğüm Mustafa Kemal bu defa aynı fotoğraftaki gibiydi ama hareketliydi orada,konuşuyordu,elimden tutmuştu…Bana kara tahtanın başında harfleri öğretiyordu.Etrafımızda biraz kalabalıktı;-hani o fotoğraf var ya yeni harflerin kabulü ile ilgili – o fotoğrafı koyar kitaplar genelde aynı oradaki gibi…
Ben ise şaşkınım, o ise o unutulmaz gülüşüyle zihnimde darmadağınık minik elimi tutuyor ve benim ona söyleyemediğim yüzlerce söz…
Sevgi ve korku arasında arasın da gidip geliyordum o an Hiç uyanmak istemediğim bir rüyaydı o,çünkü söyleyeceklerim vardı.Bir süre kendime gelemedim.O kadar sahici bir rüyaydı ki çocukluk halimle sevinirdim ‘Ben Atatürk’ü gördüm’ derdim.Neleri mi söyleyemedim?orda ilk hatırladığım
Şu benim birinci sınıf öğretmenimi sevmiyordum ve birazda korkarak diyecektim ki:’ Sen benim öğretmenim ol’ diyecektim. O rüyada söyleyemediğim bu var sadece hatırımda ama şimdi büyüdüm.
Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet ettiğin bir Türk genciyim artık.Senin izinden giden,yolunu şaşırmayan,bu yolda bıraktıklarına sahip çıkan ve daima ileriye gitmeye kararlı olan ben,şimdi de söyleyemediklerimi söylemeye çalışacağım.Yani kendimi eleştirip benim gibileri biraz şikayet edeceğim.’ Çalışmadan ,yorulmadan,öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler,evvela haysiyetlerini sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar’. Demiştiniz ve maalesef bizler her zaman yorgunuz çalışmadan yoruluyoruz,uykuyu seviyoruz ve ondan sonra mutlu olmayı istiyoruz. Kitap okuma özürlü bir toplum olduk.öğrenmeyi öğrenemeyen insanlarız.Yine bir konuşmanızda ‘ Hakikati konuşmaktan korkmayınız ‘ demiştiniz.Ama şimdilerde konuşanları susturuyorlar,bastırıyorlar seslerini yani korkutuyorlar.
Şu an bu yazıyı yazarken çok dikkatli cümleler kurduğum gibi hakikatleri yine eksik söyledim Ama hiçbir şey bitmedi ve damarlarımızdaki kanda muhtaç olduğumuz her şey var Ne mutlu Türküm diyene !

Yazan: S.I.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder